Saturday, Jul 22nd

Last update:04:21:48 AM GMT

You are here:
 
 

Aile hekimleri sağlığımızın bekçileri

E-posta Yazdır PDF
Aile hekimleri sağlığımızın temel bekçileridir. Başımız ağrıdığında, grip olduğumuzda hemen aile hekimimize gideriz. Onlar da bilgilerini güncellemek ve sorunlarını bir araya gelip konuşmak için kongrelere katılırlar.  Bu yıl 7'ncisi düzenlenen Uluslararası Katılımlı Aile Hekimleri Kongresi geniş hekim katılımı ve kapsamlı içerik ile gerçekleştirildi.
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, açılış töreninde yaptığı konuşmada, sağlık hizmetlerini sadece hastanelerden ibaret görmediklerini, büyük kısmının halk sağlığı bünyesine kaymaya başladığını söyledi.
 
Toplum ve çevre sağlığının artık Türkiye'nin gündeminde olması gereken konular olduğunu kaydeden Gümüş, “Bakanlık olarak sağlıkta yeni dönüşümün ikinci faslını, yeni vizyonları tartıştık. Türkiye sağlıkta iyi bir noktaya geldi. Aile hekimliği sistemi 2010 yılından itibaren hayata geçti ve bu süre. bir olgunlaşma aşaması oldu. Türkiye hızlı bir dönüşüm yaptı. Bin kadar hekimimiz terör bölgesindeki sokağa çıkma yasağı olan bölgelere gönüllü gitti, hizmet ettiler. Ayrıca Sudan'da, Somali'de, Mogadişu'da hizmet eden personellerimiz var. Sağlık personelimiz, Türkiye'ye ve Türkiye'ye ihtiyacı olan her ülkeye hizmet vermeye devam ediyor" dedi.
 
Artık daha nitelikli iş yapmak durumunda olduklarını vurgulayan Gümüş, bütün faaliyetleri değerlendirdiklerini, yeni vizyonu birlikte oluşturmak istediklerini dile getirdi.
 
Aile hekimlerinin koruyucu ailede büyük başarı elde ettiğinin altını çizen Gümüş, şunları söyledi: Türkiye'de 100 binin üzerinde hekim var. Bunun 26 bin civarını aile hekimi oluşturuyor. Her yıl aile hekimliği sistemimize dört, beş bin hekimi vereceğiz. Aile hekimlerimiz, koruyucu sağlık hizmetlerinde çok büyük başarı elde ettiler. şılama oranlarımız, Avrupa'nın birçok ülkesinin üzerinde. Burada büyük çaba var. Artık kronik hastalıklarla ilgili benzer çalışmayı da birlikte yapmak durumundayız. Türkiye'de 100 binin üzerinde hekim var. Bunun 22 bini aile hekimimiz, biz 4 bin daha verdik bu yıl, 26 bin civarında olması lazım. Her yıl aile hekimliği sistemimize dört, beş bin hekimi vereceğiz. Bu sayıyı hızlı bir şekilde, yine aile hekimliği birimleri oluşturarak sağlayacağız. 2023'te 40 bin aile hekimi hedefine ulaşacağız."
 
Aile Hekimine Bağlı Nüfus 2 Bin 500 Olacak
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı İrfan Şencan da pratik eğitimleri de güncellemek gerektiğini belirtti. Bir mesleğin en önemli cazibesinin saygınlığı olduğunu ifade eden Şencan, aile hekimleri olarak yaptıkları büyük işin ve Türkiye'deki toplam sağlık sistemine verdikleri katkının önemli olduğunu belirtti. Şencan, 2019'a kadar ilk etapta aile hekimine bağlı nüfusu 2 bin 500'e indirmek gerektiğini, bunun için de sisteme hekim eklemek gerektiğini bildirdi. 
 
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Başkanı Dr. Gürsel Özer ise halkın sağlığını korumak, özlük haklarını korumak için tek ideolojilerinin aile hekimliği olduğunu söyledi.
 
"Mülteci Enfeksiyonları ve 1. Basamakta Enfeksiyonlara Yaklaşım”
500 yıl önce bu topraklara getirilen Yahudilerden biri olduğunu söyleyen Dr. Rabin Saba', bugün Suriyelilerin yaşadıklarına tanıklık etmenin çok acı olduğunu kaydetti. Saba, yaklaşık 5 milyon Suriyeli'nin göç etmek zorunda kaldığını, 2 milyon 600 bin kişinin Türkiye'ye geldiğini belirtti. Saba, kamplarda sığınma ve korunma sağlandığına ancak sosyal olarak izole edilen mültecilerin psikolojik olarak tramva yaşadığına dikkat çekti.
 
"Enfeksiyonlarda neye bakacağınızı bilmezseniz göremezsiniz" diyen Saba, grip aşısı konusundaki tartışmaya anlam veremediğini ifade etti. "Dünya Sağlık Örgütü grip aşısını her kişiye öneriyor; biz hiç değilse kronik hastalıkları olanları aşılamalıyız" diyen Saba, sağlıkçıların durumunun da kritik önemde olduğunu söyledi. Saba, "Biz hasta olmayacağız ki, hastalarımıza bulaştırmayalım. Ben her sene aşı oluyorum" diye konuştu.                        
 
Her Yanım Ağrıyor
Ağrı en sık karşılaşılan şikayetlerin başında geliyor. Prof. Dr. Mustafa Cankurtaran, yeni uygulamada, ağrının tansiyon, ateş gibi sorgulanmasını gerektiğini söyledi. "Ağrının sebebi ne olursa olsun, yaptığımız iş genel olarak semptomu tedavi etmeye yönelik oluyor" diyen Cankurtaran, ilaç sektörünün doygunluğa ulaştığını, nöropatik ağrı kesiciler hariç yeni bilimsel çalışmaların yapılmadığını belirtti. 
 
"Her yanım ağrıyor" şikayetiyle gelen bir grup olduğuna da dikkat çeken Mustafa Cankurtaran, bu grubun genellikle yaşlılardan oluştuğunu söyledi. Cankurtaran, bu grupta D vitamini eksikliği gibi diğer yaygın durumların sorgulanması gerektiğini de ifade etti. Aile hekimlerine ilaçların yan etkilerini takipte çok iş düştüğünü söyleyen Cankurtaran, "Deneyimlediğiniz ilaçları yazın ama bunu yaparken yeniliklerden de uzak kalmayın" tavsiyesinde bulundu.
 
Aşı Okulu
Sağlıklı bir çocukluk geçiren kişilerin yetişkinlerinde sağlıklarını korumalarının daha kolay olduğunu ifade eden Hacımustafaoğlu, ‘Aşılama yöntemini de kullanarak çocuk sağlığına yatırım yapmak, yaşlılığa yatırım yapmaktır’ diye konuştu.
 
Solmaz Çelebi de aşının uygulanma şekli hakkında bilgiler verdi. Çelebi, “Aşılar kalçadan uygulanmaz, yağ dokusu nedeniyle ne kadar antikor oluştuğu bilinmez, aşı tekrarlanır” dedi. Rotavirüs aşısı uygulandıktan sonra çocuk kusarsa tekrarını önermeyen Çelebi, Opa’yı kusan çocuğa aynı aşının bir kez daha tekrar edilebileceğini söyledi. Çelebi, influaza aşılarını 6 ay üzerinde her yıl önerdiklerini belirtti. Bu aşılar için Eylül-Ekim aylarının tercih edildiğini ifade eden Solmaz Çelebi, gebelerde aşılama yapılabileceğini, 3 yaş altındakilere ise yarım doz uygulanabileceğini kaydetti. 
 
Gebem Alarm Veriyor
Prof. Dr. Münire Erman, birinci basamağın gebe takiplerinin "Sağlıklı gebeler, sağlıklı doğum ve sağlıklı bebekler" için çok önemli olduğunu söyledi. "İlk trimester kanamalar, çoğunlukla düşüğe neden olabilir" diyen Erman, bu tehdide rağmen, gebeliğin devam etme ihtimalinin yüzde 90-97 olduğunu söyledi. Bu aşamada takibin konservatif olduğunu belirten Erman, fetal kalp atımları ve ultrasonografi ile fetol iyilik hali kanıtlandıktan sonra gebenin evde izlenebileceğini kaydetti. Çok yoğun kanamada abartus düşünülebileceğini ifade eden Erman, bu aşamada hastaneye sevkin önemli olduğunu söyledi. Erman, "Adet gecikmeleri olan hastada, şiddetli karın ağrısı ya da akut karın bulguları olması halinde ise ektopik gebelikten şüphelenilebilir" dedi.
 
Karın ağrılarının değerlendirilmesinde ektopik gebeliğin akla gelmesi gerektiğini söyleyen Münire Erman, karın ağrılı hastaya yaklaşım algoritması uygulanması gerektiğini de ifade etti.
 
Akılcı Antibiyotik Kullanımında Güncel Veriler 
Dr. Didem Torumküney, günümüzde daha az yeni antibiyotik keşfi olduğunu belirterek mevcut antibiyotiklere karşı oluşan dirence dikkat çekti. Yapılan araştırmalara göre, 2050 yılında 10 milyon kişinin antibiyotik direnci nedeniyle hayatını kaybedeceği yönünde öngörüler olduğunu hatırlatan Torumküney, aynı süreçte, kansere bağlı ölümlerin 8.2 milyon olmasının beklendiğini söyledi. Torumküney, bu tablonun antibiyotik direncinin ne denli ciddi bir sağlık sorununa neden olduğunu gösterdiğini kaydetti.
 
Erişkin Prömökok Aşılaması 
Nur Aksakal, "Çocukluk döneminde aşılanmış olsak bile hastalıklara karşı korunmak için ek rapellere ihtiyaç var" dedi.
 
Çocukluk döneminde öldürücü olan hastalıkların erişkinlik ve yaşlılık döneminde de öldürücü olduğuna dikkat çeken Aksakal, 2014 verilerine göre Türkiye'deki ölüm nedenlerinin yüzde 70'ini solunum sistemi, malign, benign, neoflaz ve enfeksiyon hastalıklarının oluşturduğunu söyledi. Ölümlerin yalnızca dolaşım sistemi, kanser ya da pulmoner nedenlerden kaynaklanmadığını belirten Aksakal, enfeksiyonun hala ölüm nedenlerinin başında geldiğini ifade etti. Aşıların yalnızca pnomoniyi engellemek için değil kronik hastalıkların gelişmesini engellemek için de yapıldığını ifade eden Aksakal, bağışık bir toplum oluşturma gayreti içinde olduklarını söyledi.
 
Çocuklarda Tuvalet Alışkanlığı Önemli
İdrar torbasının kontrol edilebilen tek düz kas olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cenk Yücel Bilen,  işlemeyi unutmuş bir hastaya bunu tekrar öğretmenin zor bir süreç olduğunu belirtti.  Bilen, çocuklarda tuvalet alışkanlığının, önce geceleri dışkı tutmayla başladığı, sonrasında gündüz idrar tutma ve son olarak da gece idrar tutma olarak devam ettiğini söyledi. Bilen, bu sürecin 4-5 yaşına kadar devam edebileceğini belirtti. Sürecin kısa sürmesi beklentisinin çocuklarda strese sebep olabileceğini de kaydeden Bilen, ailelerin yatak çarşafını kurtarmayı hedefleyip çocuğu bezlemeye gitmeleri halinde, çocuklarda özgüven eksikliği ve stres olabileceğini söyledi.
 
"Çocuklar için tüm vücut parçaları önemlidir. İdrar ve gaita da buna dahildir" diyen Bilen, çocukların tuvalette zaman geçirmeleri gerektiğini söyledi. İnkontinansı (idrar tutamama) hem yetişkinlerde hem de yaşlılarda davranış tedavisi ile kontrol etmenin önemine de vurgu yapan Bilen, gündüz sık sık tuvalete gitmenin önemli bir başlangıç olduğunu kaydetti.
 
Diyabette Tedavi ve Takip Algoritması
Son yıllarda ülkemizde ve dünyada diyabet hastalığında artış olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sait Gönen, özellikle Tip 2 diyabette adeta patlama olduğunu vurguladı. Gönen, 2015 yılı verilerine göre, tüm dünyada 415 milyon diyabetli olduğunu, 2040 yılında bu sayının 642 milyona yükselmesinin öngörüldüğünü söyledi. Gönen, diyabetin nedenleri arasında, etkin köken ile aile öyküsü, obezite ve batı tipi beslenme tarzının ilk sıralarda yer aldığını kaydetti
 

Yorum ekle

Yorum yaparken yapıcı olmaya özen gösteriniz. eleştirirken eleştirileceğinizi unutmayınız.


Güvenlik kodu
Yenile