Monday, Sep 06th

Son güncelleme:07:18:00 AM GMT

         
Buradasınız:
e-Posta Yazdır PDF
Seker hastaligi ile ilgili en eski kayitlar milattan once 1550'li yillarda Misir'da yazilmis bir papiruste bulunmustur. Gunumuzde tip literaturunde kullanilan, Diabetes ve Mellitus kelimeleri Yunanca akip gitmek anlamina gelen dia + betes ve bal kadar tatli anlamina gelen mellitus kelimelerinden turetilmistir. 
                                                                                                            
Diabetes kelimesi ilk kez Anadolu topraklarinda, Kapadokya'da M.S. 2. yuzyilda Arateus tarafindan kullanilmistir. Arateus seker hastaligini idrar miktarinda artma, asiri susama ve kilo kaybinin oldugu bir hastalik olarak tanimlamistir. 

Seker hastalarinin idrarinin tatli, bal gibi oldugu ve bu nedenle karincalarin, sineklerin ve diger boceklerin bu idrara usustugunu Susruta ve diger Hintli doktorlar M.S. 5-6. yuzyilda fark ederek aciklamislar, bu hastaligin iki formu oldugunu yazmislardir.

Seker hastalarinin idrarinin tatli oldugu 17. yy'da bir ingiliz doktor olan Thomas Willis tarafindan tekrar kesfedilmistir.

Fransiz fizyolog Claude Bernard (1813-1878) 19. Yuzyilda idrarda gorulen sekerin karacigerde glikojen olarak depo edildigini bulmustur...

Kanada Toronto Universitesi'nden Fredirick G. Banting (1891-1941), asistani Charles H. Best (1899-1978) biokimyaci James B. Collip (1892-1965) ve fizyolog J.J.R. Macleod (1876-1935) ortak calismalari sonucu insulin'i 1921 yilinda izole etmeleri ile onemli bir mucize gerceklesmistir.

Ilk kez 1 Ocak 1922 tarihinde diyabetik bir hasta olan Leonard Thompson uzerinde denenmis ve basarili sonuc vererek olumcul bir hastalik olan seker hastaligi tedavi edilmistir. Yakinda basarili adacik nakilleri ile seker hastaligi tumuyle tedavi ediliyor diye yazabilmek umuduyla.
  
 
Bu İcerik 2073 Defa Okunmustur